Make your own free website on Tripod.com

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var
GÖRMEDİĞİNİZ ÇOK YER VAR

EFES KİLİSESİ (Selçuk)

     İncil'de adı geçen 7 kiliseden birisidir. 1.yüzyılda geniş saygı görmüştür. Hıristiyanlar bu yüzden Efes'e ve Efes Kilisesine "Arzulanan" derler. Daha sonraları önemini yitirdiği için buna "Giden ilk aşk" da denir. Efes kilisesinin şimdiki Aziz Can bazilikasının yerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu sebeple burada Ayasuluk Tepesindeki Aziz Can Bazilikası hakkında bilgi vereceğiz.

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var

AZİZ CAN BAZİLİKASI  (Selçuk)

Bazilikanın Bulunduğu Ayasuluk Tepesinin Tarihi

      Bugün Aziz Can bazilikasının bulunduğu yer, Selçuk kent merkezinde İsabey Cami'sine 100-110m. uzaktadır. Bazilika şimdi müzedir.
      Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda; Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleşimleri) ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi'nde Tunç çağları ve Hittitler'e ait yerleşimler saptanmıştır. Hititler Dönemi'nde kentin adı Apasas'tır. İ.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan'dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, İ.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır. Aziz Can Bazilikası'nın bulunduğu Ayasuluk Tepesi; Lysimakhos tarafından İ.Ö. 300 yıllarında kurulan ve bugün gezilen antik Efes kenti yıkıldıktan sonra yer değiştirerek Bizans Döneminde ilk kez kurulduğu Selçuk'taki Ayasuluk Tepesi'ne gelmiştir. 1348'de Aydınoğulları beyliğinin başkenti olmuştur, 1390'da Osmanlılar tarafından fethedilmiştir. Ayasuluk ismi 1914 yılında Selçuk ismine çevrilmiştir.

                                                                            Aziz Can Hakkında Bilgi
     Hıristiyanlar arasında en önemli kişiler Aziz Pol ve Aziz Can'dır. Her ikisi de Efes'de yaşadılar. Aziz Pol 5-6 yıl kadar Efes'deyeni dini tanıtmakla zaman geçirmiştir. Aziz Can ise bir yüzyıl süren ömrünün son yıllarını YENİ AHİTİN bölümlerini azmakla geçirmiş, sonra burada ölmüştür. Mezarı; Ayasuluk Tepe'sinde Aziz Can bazilikasının en ortasındaki kubbeli bölümün ortasındadır.  Kral Justinyen (İ.S. 527-565)  tarafından  bu mezarın üzerinde yapılan kilisede ortaçağın  muhteşem anıtları
arasındadır. Ancak Aziz Can'a adanan kilise ahşap çatılı olup IV. yüzyıla tarihlenir,  Justinyanus'un  yaptırdığı bazilikal planlı kilise ise   VI asırdan kalma olup halen kalıntıları gezilen müzedir. 
     Hz. İsa çığlıklar ve kahkahalar arasında Kudüs'te çarmaha gerilirken Aziz Can ve Azize Meryem yanı başındaydı. Hz İsa Aziz Can'a dönmeyi başararak; "Can bu senin annendir", annesine de dönerek; "Anne bu senin oğlundur" dedi. Bunun üzerine İsa'nın havarisi memnuniyetle görevi üstlenip sonuna kadar yerine getirdi.
     Aziz Can'ın erkek kardeşi öldürülünce Hz. Meryem ile beraber Kudüs'te artık yaşamayacağını farketti ve Efes'e geldiler. Burada yaşamlarını sürdürdüler. Yeni Ahit'in 4 kitabını burada azdı ve burada öldü. Selçuk Türkleri gelmeden önce burada esli bir kilise vardı. Aziz Can'ın mezarının çevresinde 5 küçük mezarın da var olduğu ortaya çıkmıştır. Aziz Can'ın arzusu üzerine diğer 5 mezar kendi mezarıyla haç oluşturacak şekilde yapılmıştır. Hıristiyanlığın en başından beri bu yer bir haç merkezi olarak kabul edilmiştir. Aziz Can'ın mezarlığın yanından akan şifalı suların o zamanın hacıları için bir değeri vardı.
                                                                             Bazilika Hakkında Bilgi
      Bizans İmparatoru Jüstinyen'in İ.S. VI. yy' da Aziz Can adına yaptırdığı bazilika, Ayasuluk tepesinde yer almaktadır.40x110 m. boyutlarındaki batıdan girilen yapının planı bir haçı andırır. Esas kilise, kalın fil ayakların taşıdığı altı büyük kubbe ile örtülü olan bazilikadır. Narteks ise bir adet kubbe ile örtülüdür. Bazilikanın ortasında, kubbenin altında ve zemin seviyesinin de altında olan Aziz Can'ın mezarının doğu tarafında rahiplerin oturdukları kısımlar bulunur. Bu yapılar kiliseden yarım daire biçiminde ayrılır.

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var
Bugün müze giriş kapısı olan Takip Kapısı

Takip Kapısı

       Kiliseyi çevreleyen surların değişik planlarda 20 kulesi ve 3 kapısı bulunmaktadır. Bunlardan en görkemlisi, araba park yerinde ve bugün turistlerin giriş yaptığı yerde bulunan Takip Kapısı'dır. Diğer iki kapı doğuda ye batıdadırlar. Batı Kapısı Kilise'nin Efes yönüne açılır. Yuvarlak iki kulesi ve küçük bir avlusu vardır. Ön tarafında tepenin eteğinde bulunan İsa Bey Camii'nden kıvrılarak gelen kaldırımlı yol, bu kapıya kadar uzanır. Kapı ve avlusunun onarımları yapılmıştır. Doğu Kapısı 92'li yıllarda kazılmakta idi.
       Kuleler ve sur duvarlarının yapımında kullanılan mermer malzemelerin çoğunluğu Efes'ten, özellikle Stadyumdan getirilmiştir.Kuleler arasındaki duvarda bulunan Achileusla ilgili friz, İngiltere'deki Voburn Abbey Galeri'ye götürülmüştür. Girişten sonra küçük bir avluya gelinir. Kalelerin en zayıf yerleri kapılar olduğu için, düşman saldırıları daha çok buralara olurdu. Saldırıyla kapı açılırsa düşman, diğer yanı kapalı olan avluya alınır ye avlu duvarları üzerinden savaş sürdürülerek bu dan yerde yok edilirdi. Takip Kapısı, özellikle Hellenistik dönemde çokca yapılan avlulu kapıların Anadolu' daki son örneğidir. Avluda görulen Roma dönemine ait yazıtlar, kilise kazısı sırasında bulunmuşlardır.

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var

Mezar alanının kuzeyinde aziz resimlerinden oluşan fresklerin bulunduğu kilisenin restore edilen sütun başlıkları üzerinde İmparator Jüstinyen ile karısı Theodora'nın monogramları vardır. MONOGRAM kısaltılmış yazı veya imza demektir. Sözcüklerin baş harfleri alınarak yazılır.Soldaki İmparatoriçe Teodora ile Jüstinyen'in monogramı. Sağdaki ise sadece Jüstinyen'in monogramıdır.


Monogramları Çizen:
A. O.  MUŞ

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var

     Kilise ilk kez 1921 - 22 yıllarında Arkeolog Sotiriu tarafindan kazılmıştır. Daha sonra Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından büyük bit bölümü ortaya çıkarılmış ve 1957-1968 yıllarında onarılarak kuzey nefte (sahan) bulunan ikinci kat sütunları ayağa kaldırılmıştır. 1960 yılında Efes Müzesi, kazı ve onarım çalışmalarına başlanmıştır. 1973 yılından beri Ordinaryus Profesör Ekrem Akurgal'ın bilimsel başkanlığı altında Efes Muzesince hızlı bir kazı, onarım, çevre düzenleme çalışmaları başlatılmış olup, çalışmalar günümüzde dek sürmektedir. Bu son çalışmaların parasal giderleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Muzeler Genel Müdürlüğü ile ABD'den Quadrnan Vakfinca karşılanmaktadır.
     Yazılı kaynaklara göre, ortaçağ başlarında kilise, bakıma muhtaç bir duruma gelmiştir. Buna karşın mezar odasından şifalı bir tozun yayıldığı inancı nedeniyle, bu dönemde de kiliseye uzak yerlerden hastalar gelmiş ve kilise önemini sürdürmüştür. Gezgin İbni Batuta'ya göre kilise,14. yy'da Aydınoğulları döneminde bir süre cami olarak kullanılmıştır. Narteksin girişinde gorülen minare temelleri, bu donemdendir.

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var
Aziz Can Kilisesi Rekonstrüksüyonu

14. yüzyılda Kilise'nin 150m kadar yakınına yapılan ünlü İsa Bey Camii'nden sonra önemini iyice yitirmiştir. Aynı yüzyılın sonunda meydana gelen bir depremle yerle bir olmuştur.

Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var
Aziz Can Kilisesi Batı Surları

     Kilise Surları 7-8 yüzyıllarda yapılmıştır. Kaleye bağlanarak bir dış kale görünümü verilmiştir. Kaleler ve sur duvarlarının apımında kullanılan mermer malzemerlin çoğunluğu Efes'ten özellikler Stadyum'dan getirilmiştir. Bu Stadyum'da zamanında Hıristianlara çok işkenceler yapılmıştı. Belki de bunu öcünü alırcasına Stadyum malzemeleri kilise ve kale yapımında kullanılmıştır.
Anabatours - Görmediğiniz Çok Yer Var

    Vaftizhane(Baptisterium)

Hazine dairesinin önündeki dar holün kapısı, Vaftizhane grup yapılarına açılır. Kilise ile arasında kuzey nef boyunca uzanan dar bir koridor vardır. Burada görülen alınlıklı tabla (pediment,cephe) ve sütunlu çeşme gününümündeki mezar, 6. yüzyılda yapılmış, sonradan çeşme clarak kullanılmıştır.Vaftizhane, karmaşık bir plan gösterir. Ortada sekizgen planli vaftiz salonu, çevresinde dar bir koridor ve iki yanında apsidal planlı iki salonu vardır, Vaftiz salonunun taban mermerlerle kaplıdır. Tam ortasında iki yanı merdivenli yuvarlak bir vaftiz havuzu bulunmaktadır. Bunun, sütunlu ve kemerli bir görünümü vardır. Kazılarda bulunan parçalardan, kubbenin cam mozaikle kaplı olduğu anlaşılmıştır. Vaftizhane Imparator Justinien dönemi kilisesinden daha önce, 5. yüzyılda yapılmıştır.

    Atrium (Entrance Hall, Sahan)

    Kilise'nin batı ucunda, 34x47 m. ölçülerindedir. Neflerle aynı düzleme getirilmesi için tepenin buradaki eğimi duvarlarla yükseltilerek giderilmiştir. Ortada boş bir alan, çevresinde sütunlu bir portik ve bunların dış yanında on tarafı korkuluklu bir gezinme yeri vardır. Kazılarda taban kaplamasına ait bir kalıntı ele geçmemiştir. Ortada gorülen küpler çeşitli dönemlere aittir. Batı portiği altına üç gözlü bir sarnıç yapılmış ve kemerle kapatılmıştır.

    Narleks

    Atrium'la nefler arasında olup ince uzun bir plan gösterir. Atniuma ve Kilise'nin içine büyük mermer bloklarından yapılmış lentoları olan üçer kapıyla geçiş sağlanır. Geç Dönem'de atriumla narteks arasına duvar ve kapıların eklenmesiyle, bir eksonarteks yapılmıştır.Narteksin üzeri beş küçük kubbeyle örtülü bulunmaktaydı.

Nefler (Sofalar, Sahanlar)

     Yapının ana bölumüdür.Haç planı ve üç sofasııyla klasik kiliselerden farksızdır. İkisi orta sofada, ikisi transeptlerde, diğer ikisi de ortalarında olmak üzere altı büyük kubbesi bulunmaktaydı. Yan sofalar ise tonozla örtülüydü. Kubbeler halen görülen mermer ve tuğladan yapılmış kalın ayaklar tarafından taşınmaktaydı. Ayaklar arasında, sofaları birbirinden ayıran mavi damarlı mermer sütunlar vardır. Sütun başlıklarinın arka sofaya bakan yanlarına Imparator Justinien ile karısı Theadora'nin monogramları işlenmiştir. Bu monogramlar, yapının tarihlenmesi için kesin kanıttırlar. Sofa aralarındaki sütunlar birbirlerine kemerlerle bağlıdır.Kazı çalışmaları sırasında kubbelere ait ele geçen parçalarda fresk ve mozaik izlerine rastlanmıştır.

Mezar Odası

     Mezar odası arka sofanın sonunda, apsidin önündedir. İki basamak merdivenle yükseltilerek belirgin bir duruma getirilmiştir. Üzerinde bulunan renkli mermer mozaikler, aslına uygun olarak sonradan yapılmıştır. Üzerindeki dönük yivli sütunların taşıdığı küçük kubbe ve ikonastasis tamamen yıkılmıştır.

Şapel ve Hazine Dairesi (Skevophlakion)

     Şapel, kuzey transept tarafindadır. Üzeri geçici olarak ahşap çatıyla örtülmüştür.   Başlangıçta arkadaki Hazine Dairesi' nin bir parçasıyken, 10. yüzyılda Şapel'e dönüştürülmüştür. Apsisinde, Aziz Can , Hz. İsa ve admnm bilemedigimiz bir başka azizin freksleri vardır. Hazine Dairesi'ne, bunun önunde yer alan bir kapıdan girilir. Ortada daire planlı 6,30 m. çapında bir ada, önde iki tarafı apsidal tonazlı bir hol ve şapelle bir grup yapı oluşturur. Kubbesi tümüyle yıkılmıştır. Haç planlıdır.

Aziz Can Bazilikasıyla ilgili notlar: 19. dönem rehberlik gezisinden, Sabahattin Erdemgil; Efes Antik Kent ve Müze (1992 İstanbul), Sabahattin Türkoğlu; Efes'in Öyküsü (1986 İstanbul) adlı kitaplardan ve www.turizm.gov.tr - www.kultur.gov.tr adreslerinden yararlanarak hazırlanmıştır.

[ İzmir ]       [ Akhisar ]     [ Sart ]      [ Alaşehir]     [ Laodikya]     [ Bergama ]

[ Anasayfa ]      [ E-mail ]